Kahverengi göz, insanlığın 200 bin yıllık ortak genetik mirası olarak öne çıkıyor

Bilim insanları, mavi göz renginin tek bir mutasyondan türediğini ortaya koyan çalışmaların ardından kahverengi gözün kökenine yöneldi. Dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 80'ini oluşturan kahverengi gözlü

Kahverengi göz, insanlığın 200 bin yıllık ortak genetik mirası olarak öne çıkıyor

Bilim insanları, mavi göz renginin tek bir mutasyondan türediğini ortaya koyan çalışmaların ardından kahverengi gözün kökenine yöneldi. Dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 80’ini oluşturan kahverengi gözlü insanların, 200 bin yıl önceki ilk ve ortak genetik havuzu taşıdığı belirlendi. Araştırmalar, kahverengi gözün sonradan gelişen bir değişim değil, insan türünün biyolojik başlangıç noktası olduğunu gösteriyor.

Mavi göz, genetik mutasyonun nesiller boyu aktarılmasıyla açıklanırken kahverengi göz, anatomik olarak modern insanın yaklaşık 200 bin yıl önce Afrika’da ortaya çıktığı andan itibaren taşıdığı orijinal renk olarak tanımlandı. Bu rengin, insanlığın beşiği kabul edilen kadim Afrika popülasyonlarının genetik havuzundan geldiği tespit edildi.

Bilim insanları, kahverengi gözlü insanların sonradan türeyen bir mutasyonu değil, insanlığın asıl kökünü ve ilk ortak soy ağacını temsil ettiğini açıkladı. Bu sonuç, “kahverengi göz geni mavi göze göre daha baskındır” tezinin DNA analizleriyle yerini yeni bir modele bırakmasına yol açtı.

Göz renginde en az 16 genin rolü

Genetik araştırmalar, göz renginin tek gen yerine en az 16 genin birleşimiyle oluştuğunu ortaya koydu. OCA2 ve HERC2 genleri pigment üretiminde kilit rol oynarken SLC24A4, TYR ve IRF4 gibi pek çok genin iris dokusundaki melanin yoğunluğunu değiştirdiği belirlendi. Koyu siyahtan açık elaya uzanan ton çeşitliliği, bu çok genli yapının melanin pigmentini dokulara nasıl dağıttığına bağlı olarak kişiye özel bir nitelik taşıyor.

Retinayı koruyan doğal filtre

Genetik uzmanları, kahverengi gözlü insanların soyunun binlerce yıldır yeryüzündeki baskınlığını korumasını güçlü bir biyolojik kalkan mekanizmasıyla açıklıyor. İris dokusundaki yoğun melanin pigmenti, güçlü ultraviyole ışınlarını emerek retinayı güneş hasarından koruyan doğal bir filtre işlevi görüyor. Ekvator kuşağındaki zorlu iklim koşullarında yaşayan ilk insan topluluklarının görüş netliğini koruyan bu yüksek pigmentasyon seviyesinin, modern çağda da katarakt ve sarı nokta hastalığı gibi rahatsızlıklara karşı koruyucu olduğu tespit edildi.

Uzmanlar, göz rengi çeşitliliğini incelerken yalnızca sonradan ortaya çıkan açık renkli göz mutasyonlarına değil, kahverengi gözün kendi içindeki mikro genetik haritasına da odaklandı. Mavi ve yeşil tonlar son birkaç bin yıllık coğrafi yayılım ve adaptasyonların parçası olarak öne çıkarken, kahverengi gözlü insanların 200 bin yılı aşkın süredir insanlığın ilk ortak soyunun genetik hafızasını ve biyolojik kimliğini taşıdığı ortaya çıktı.

Kahverengi göz, insanlığın 200 bin yıllık ortak genetik mirası olarak öne çıkıyor
0
Haber Bülteni
Bültenimize Katılın

E-Posta Aboneliği Başlat

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

Spam göndermiyoruz. İstediğiniz zaman abonelikten çıkabilirsiniz.

Yorumlar kapalı.